Yıllar
Konular
Favoriler

Yollarda birçok göçebe gördük. Bitlis'e dönüyorlar. Hepsi aç, sefil, ölüme mahkum bir halde.

4-5 yaşlarında bir çocuğu ebeveyni yol üzerinde terk etmiş. Bu da bir karı-kocanın peşine takılmış.

Onları ağlayarak yüz metreden takip ediyor.

Kendilerini niçin çocuğu almadıkları için azarladım. "Bizim evladımız değildir" dediler.

Mustafa Kemal Atatürk - 9 Kasım 1916
Buraya tıklayarak sayfayı yenileyin ve her yenilediğinizde Atatürk'ün bir başka sözüyle karşılaşacaksınız
X

Atatürk'ün hatıra defterinden.

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri 2. Cilt, s.62

Milletleri idare edenler için ilk ve en zor vazife, şahsi gurura kapılmaktan kendilerini korumaktır.

Mustafa Kemal Atatürk - 27 Şubat 1938

Türk-Yunan dostluğu ve dünya barışı hakkında Yunanistan başbakanı Metaksas'a

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri, 30. Cilt, s.189

Arkadaşlar, bütün hayatımda pek sevimli geçirdiğim bir gece vardır. O gece, ordumuzun İzmir'e girdiği günün burada geçirdiğim gecesidir. O vakit buradan geçerken bu muhterem halkın gördüğü her türlü zulüm ve tecavüze rağmen resmimi koyunlarından çıkararak beni tanıdıklarını ve otomobilime atılarak kucakladıklarını unutmadım. Bugün o hatırayı yaşıyorum, bahtiyarım

Mustafa Kemal Atatürk - 12 Ekim 1925

KemalPaşa Türk Ocağı'nda halka nutuk.

Atatürk'ün bahsettiği bu olay 9 Eylül 1922 günü İzmir'in Armutlu semtinde geçiyor.

Mustafa Kemal'i 7 yıldır cebinde taşıdığı, bir gazeteden kesilmiş resmini koynundan çıkararak tanıyan kişi Armutlu’nun önde gelen şahsiyetlerinden Eskicioğlu Mehmet Kemallettin Efendi’ydi.

Atatürk'ün bu temsili resmini ise 1915 Çanakkale Savaşlarında Alman Ressam Wilhelm Victor Krausz yapmıştı.

Ruşen Eşref Ünaydın "Atatürk'ü Özleyiş" isimli kitabında bu anları şu şekilde anlatır:

Armutlu'dan geçiyorduk. Ahali köyün önüne yığılmıştı. Otomobil radyatörünün suyunu tazelemek için bir müddet durduk. Ahali etrafımızı sardı; gözlüğünü takmış Paşa, önüne bakıyordu. İlkin Onu kimse tanıyamamıştı; fakat kalabalığın en ilerisinde durmuş bir ihtiyar, bir elindeki resme baktı; bir de otomobilin içindeki siyah gözlüğü­nün altında duran yüze baktı. İkisini birbiri ile karşılaştırdı. Bir ara Paşa gözlüğünü alnına doğru kaldırınca o ihtiyar adam Paşa'ya daha yanaştı, daha dikkatle baktı:

- "Bu sensin, bu! Sensin!" diye bağırdı. Çenesi tir tir titriyordu! Sonra o kalabalığa döndü; haykıra haykıra:

- "Ey ahali koşun. Koşun! Bu odur: Kemalimiz geldi. Vallahi bu o... İşte burada!" der demez halk otomobile bir üşüştü. Tarif edemem... Toprağı öpenler, tekerlekleri öpenler, arabaya sıçrayıp Paşanın boynuna sarılanlar; kadın, erkek, çocuk! Yüzünü, gözünü öpenler, kollarından çekenler! Kolları başkalarının ellerinde kalacak diye korktuk!

Korktuk boğacaklar diye: bağırdık, çağırdık, uğraştık! Heyecanı yatıştırmanın, halkı ayırmanın, otomobili ilerletmenin imkanı yok! Otomobili omuzlarında taşımaya çalışı­yorlardı... Öldürecekler yahu, muhabbetten öldürecekler...

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri, 18. Cilt, s.57

En geniş manasında saldırı silahlarının tamamen kaldırılması; yani bütün memleketlerin saldırı imkan ve kabiliyetlerinin büsbütün kaldırılmasını bekleyerek adım adım fakat süratle kaldırılması başından beri bağlı kaldığımız hedeftir.

Mustafa Kemal Atatürk - 18 Mayıs 1933

1933 yılında savaşsız, silahsız bir dünya isteyen bir lider...

Atatürk'ün ABD başkanı Franklin Roosevelt'te yazdığı mektuptan...

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri 26. Cilt, s.165

Türkiye Devleti'nin temelleri bugün kurulacak değildir.

O sarsılmaz temeller binlerce sene evvel kurulmuştur. Fakat o temellerin üstündeki binanın değiştirilen tarz ve renklerini -bizim olmayan- atmayı toplumsal bünyemizle asrın medeni icadıyla orantılı, en sağlam bir tarzda, en milli bir renkte canlandıracağız.

Mustafa Kemal Atatürk - 1922

Atatürk'ün not defterinden

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri, 13. Cilt, s.24

Veritabanında
717 söz
bulunuyor.
Arama
Görüş Bildir

ve Arasında