Yıllar
Konular
Favoriler

Yollarda birçok göçebe gördük. Bitlis'e dönüyorlar. Hepsi aç, sefil, ölüme mahkum bir halde.

4-5 yaşlarında bir çocuğu ebeveyni yol üzerinde terk etmiş. Bu da bir karı-kocanın peşine takılmış.

Onları ağlayarak yüz metreden takip ediyor.

Kendilerini niçin çocuğu almadıkları için azarladım. "Bizim evladımız değildir" dediler.

Mustafa Kemal Atatürk - 9 Kasım 1916
Buraya tıklayarak sayfayı yenileyin ve her yenilediğinizde Atatürk'ün bir başka sözüyle karşılaşacaksınız
X

Atatürk'ün hatıra defterinden.

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri 2. Cilt, s.62

Daima muhterem arkadaşlarımın ellerine çok samimi ve sıkı bir surette yapışarak onların şahıslarından kendimi bir an bile uzak görmeyerek çalışacağım.

Milletin teveccühünü daima dayanak noktası kabul ederek hep beraber ileriye gideceğiz. Türkiye Cumhuriyeti mesut, muvaffak ve muzaffer olacaktır.

Mustafa Kemal Atatürk - 29 Ekim 1923

Atatürk'ün cumhuriyetin ilanı ve cumhurbaşkanı seçilmesinden hemen sonra meclis kürsüsünde yaptığı konuşmadan.

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri, 16. Cilt, s.146

Bugünkü Polis Genel Müdürü, düşmüş olan millet haini kabinenin ve adamlarının yegane koruyucusudur.

Bu zat, muhaliflere, yani millet düşmanı olanlara bugün bir sığınak ve dayanak teşkil etmektedir.

Mustafa Kemal Atatürk - 12 Kasım 1919

Atatürk'ün Harbiye Nazırı Cemal Paşa'ya yolladığı telgraftan...

Burada adı geçen Polis Genel Müdürü Nurettin Bey, Damat Ferit Hükümeti tarafından 31 Mart 1919 tarihinde göreve getirilmişti ve görevi süresince Millî Mücadele’ye karşı çıkmış, aynı zamanda İngiliz Muhipleri Cemiyeti’nin de koruyuculuğunu yapmıştı.

23 Temmuz 1919 tarihinde siyasi partilerle, cemiyetler ve üniversite öğrencileri Sultanahmet Meydanı’nda Atatürk ve Kuva-i Milliye düşmanı Damat Ferit aleyhine bir protesto mitingi yapmak istemişlerdi.

Ancak, Nurettin Bey’in emriyle polisler toplanan kalabalığı döverek dağıtmıştı.

Türk polisinin büyük bir kısmı Millî Mücadele saflarında yer alırken göreceli olarak azınlık bir kısmı bu mücadeleye karşı çıktı. Nurettin Bey de onlardan biriydi.

Onun gibi hainlere rağmen Türk Polisi’nin Millî Mücadele’de fedakârca bir mücadele sergilediği, ülkenin kurtuluşu için elinden gelen gayreti gösterdiği ve gerektiğinde canını feda etmekten çekinmediği görülmekte.

Bilhassa İstanbul Polisi, Millî Mücadele’nin ihtiyaç duyduğu silah ve mühimmat ile İstanbul’un işgalinden sonra vatanseverlerin Anadolu’ya kaçırılması için çok büyük gayret gösterdiler.

Ülkenin kurtuluşu için mücadele veren bütün cemiyet ve derneklere üye oldular ve Türkiye Büyük Millet Meclisi Hükümetinin emirlerini yerine getirdiler.

Yalnız mevcut teşkilatlara katılmakla kalmayıp birçok yerde direnişin bizzat örgütleyicisi oldular ve halkı Millî Mücadele’ye katılmaları için cesaretlendirerek onlara önderlik ettiler.

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri, 5. Cilt, s.139

Şimdi bizzat vali vekaletini üstleniniz ve bütün askeri kuvveti ve mülkiyeyi elinize almaya tamamen yetkilisiniz.

Gelmekte olan valiyi derhal tutuklattıracak tedbirleri süratle alınız, icraatınıza fiilen engel olanlara karşı tereddütsüz silah kullandırınız.

Mustafa Kemal Atatürk - 16 Eylül 1919

Atatürk'ün Kastamonu'ya giden Miralay Osman Bey'e verdiği emir.

Millî Mücadeleyi cephe gerisinden destekleyen, malzeme ve moral bakımından takviye eden en önemli yörelerden biri de, Kastamonu yöresiydi.

Kastamonu'da Vali bulunan İbrahim Bey İstanbul'a çağrılmış ve tutuklanmıştı. İstanbul hükümeti onun yerine yeni bir vali atadı. Bunun üzerine Mustafa Kemal hemen Ankara'da bulunan Ali Fuat Paşa'dan Kastamonu'ya güvenilir bir subayın gönderilmesini rica etti.

Bölgeye Albay Osman Bey gitti. Ama ne var ki 16 Eylül 1919'da bölgeye gider gitmez vali vekili ve Jandarma komutanı tarafından gözaltına alındı. Sonrasında vatansever subaylar sayesinde serbest bırakıldı.

Gece Atatürk'le aralarında bir konuşma geçti. Ve Atatürk kendisine görseldeki emri verdi.

Osman Bey bölgeye hâkim olduktan sonra hükümet konağında halka hitap ederek başından geçen olayları anlattı ve Kuva-yı Milliye’nin vatan savunmasındaki öneminden bahsetti.

Bu toplantıdan hemen sonra Kastamonu’da görev yapan makineli tüfek yüzbaşısı Şevket Bey ve etrafındaki güvenilir adamları Kuvayı Milliye ile birleşme yolunda and içtiler ve Miralay Osman Bey Kastamonu’da

bulunduğu süreçte ona tam destek verdiler.

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri, 4. Cilt, s. 57

Arkadaşlar!

Bir zamanlar bu milletin başına fes giydirebilmek için şeyhülislamlar değiştirildi; fetvalar çıkarıldı.

Şükrana ve övgüye değerdir ki, bugün milletimiz böyle hissiz, manasız, mantıksız vasıtaların hiçbirine ihtiyaç duymuyor. Bu gibi kılavuzlara ihtiyaç göstermiyor.

Bizim kılavuzluğumuz ise milletimizden aldığımız ilhamdan başka bir şey değildir ve olamaz.

Mustafa Kemal Atatürk - 28 Eylül 1925

Atatürk'ün şapka giyilmesi hakkında Bursa halkına yaptığı konuşmadan.

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri 18. Cilt, s.24

Veritabanında
719 söz
bulunuyor.
Arama
Görüş Bildir

ve Arasında