Yıllar
Konular
Favoriler

İnsan bilmediği işe burnunu sokmamalı!

Mustafa Kemal Atatürk - 2 Şubat 1938
Buraya tıklayarak sayfayı yenileyin ve her yenilediğinizde Atatürk'ün bir başka sözüyle karşılaşacaksınız
X

Tamburi Selahattin'in tamburunun akortunu düzeltirken bir teli koparması üzerine Atatürk'ün söyledikleri.

Nizamettin Nazif Tepedelenlioğlu anlatıyor:

Tamburi Selahattin çalarken Atatürk pek enginlere dalmıştı. Birdenbire ürperir gibi oldu. Selahattin'e işaret etti: 'Dur' diye bağırdı. 'Bu akort bozuk... La ve si kulağıma yabancı geliyor. Ver bana tamburu.'

Selahattin hürmetle doğruldu ve bir mihraba mukaddes bir kitap koyar gibi tamburunu Şefin asabî parmakları arasına bıraktı. Bu parmaklar teller üzerinde bir iki dolaştı. Sonra mandallardan bir ikisini sıkıştırdı. Fakat üçüncü bir hareket Şefin dudaklarında bir hayret nidası çıkarttı:

'Vaaay!..'

La teli mi, si teli mi, hangisiyse işte biri kopuvermişti.

'Ne yapacağız şimdi? Başka tel yok mu?'

'Yanımda yok, fakat otelde var!

'Güzel... getirt.'

Yüzünde komşu çocuğunun oyuncağıyla oynarken kazaen oyuncağı kırmış bir yavrunun masum hicabı belirdi.

Vaziyeti korumak ister gibi, hatta hatasının affedilmesini istiyormuş gibi etrafına bakındı.

Orgeneral Cebesoy'a hitap etti:

'İnsan bilmediği işe burnunu sokmamalı.'

Fakat bu derece tevazuu da kendine yediremedi. Ani bir rücu ile:

'Mamafih...' dedi,' hepiniz de farkına vardınız ki akordu bozuktu'."

Kaynak: Can Dündar - Sarı Zeybek, s.13

Ben Almanların bu savaşta muzaffer olacaklarına katiyen emin değilim. Gerçi bir şimşek hızıyla demir kaleler devirip çiğneyerek Paris üzerine yürümektedirler.

Fakat Ruslar da Karpatlar'a dayanmışlar ve Almanların müttefiki olan Avusturyalılara baskı yapmaktadırlar. Bu nedenle Almanlar bir kısım kuvvet ayırarak Avusturyalılara yardım etmek mecburiyetinde kalacaklardır.

Bu defa Fransızlar kendi karşılarında bulunan Almanların kuvvet ayırdığını görerek karşı taaruza geçecekler ve Almanlara baskı yapacaklardır.

Kendilerinin sıkıştırıldığını gören Almanlar, bu defa da Avusturyalılara gönderdikleri kuvvetleri çağırmak mecburiyeti karşısında bulunacaklardır ki, bu şekilde zikzakvari hareket edecek olan bir ordunun akıbeti pek feci ve vahim olacağından, ben bu harbin neticesinden emin olamıyorum.

Mustafa Kemal Atatürk - 1914

Atatürk'ün Salih Bozok'a mektubu (1914'ün son günlerinde yazılmıştır).

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri 1. Cilt, s.207

Çocuk sevgisi, insan için bir ihıiyaçtır. Hele yaş ilerledikçe bu ihtiyaç kendisini daha kuvvetle hissettiriyor.

Mustafa Kemal Atatürk - Nisan 1936

Çocuk sevgisi hakkında...

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri, 28. Cilt, s.195

Askerlikte bir kaide vardır. Düşmanın harp cephesi çok kuvvetli olursa onu parçalamak lazım gelir. Biz milli mücadeleye başlarken karşımızda iki düşman vardı: Biri dahili düşman ki, bunu İstanbul hükümeti temsil ediyordu; diğeri harici düşmanlar ki, bunu da yabancı İşgal kuvvetleri teşkil eyliyordu.

Her iki düşman ile aynı zamanda mücadele etmek imkansızdı. Tabii olarak ilk önce harici düşmanlara karşı vaziyet aldık. Milli mücadele zafere ulaştıktan ve Lozan barışı imzalandıktan sonra da, dahili düşmanları tasfiye etmeye başladık.

Dahili düşmanları da parça parça ayırmak. sı­raya koymak. en mühim olanları ilk önce bertaraf etmek, ondan sonra diğerlerini ele almak icap ederdi. Yaptığımız budur

Mustafa Kemal Atatürk - 5 Şubat 1924

istanbul'da gazetecilerle beraber yenen yemekte anlattıkları.

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri, 16. Cilt, s.207

Her çeşit spor faaliyetlerini Türk gençliğinin milli terbiyesinin ana unsurlarından saymak lazımdır.

Bu işte hükümetin şimdiye kadar olduğundan daha çok ciddi ve dikkatli davranması, Türk gençliğini, spor bakı­mından da, milli heyecan içinde itina ile yetiştirmesi, önemli tutulmalıdır.

Mustafa Kemal Atatürk - 1 Kasım 1937

TBMM, 5. Devre 3. Toplanma yılı açılış konuşması

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri, 30. Cilt, s.80

Veritabanında
717 söz
bulunuyor.
Arama
Görüş Bildir

ve Arasında