Bir gece hilafeti kaldırmaya karar verdiğim zaman, bu kararı hemen ertesi sabah tatbik ettim.
Atatürk'ün Marianne gazetesi muhabiri M. Herriot'la görüşmesi sıradına söyledikleri
Bütün millet bugün demirden bir kale gibi sarsılmaz birliği ile mevcudiyetini, din ve namusunu kurtarmaya azmetmiş bulunuyor.
İşte Anadolu'da şekillenen milli teşkilat, bu azmin ve meşru imanın hayırlı bir neticesinden ibarettir.
Bir memleketin, bir memleket halkının düşmandan zarar görmesi acıdır.
Fakat, kendi ırkından büyük tanıdığı ve başlarında taşıdığı insanlardan vefasızlık, felaket görmesi ondan daha acıdır.
Bu, kalp ve vicdanlar için onulmaz yaradır.
Fikirler, manasız, mantıksız, faydasız, belki zararlı birtakım safsatalarla dolu olursa, o fikirler hastalıklıdır.
Toplum hayatı da akıl ve, mantıktan, insanlıktan, her türlü manadan uzak, faydasız ve zararlı birtakım akideler ve ananelerle dolu olursa felç olur.
Atatürk'ün Bursa'da öğretmenlere yaptığı konuşmadan
Benim yirminci asır adamı olarak kanaatim şudur ki, siyans ne kadar yükselmiş halde olursa olsun, onu bir defa en büyük sevgimle, anlayışımla alırım.
Fakat benim ve benim gibi bütün insanlık mevcudiyetinin henüz kavrayamadığı ve ona filozofi dediği şeyin de bence esası insan psikolojisi olduğu noktasında hala durmaktayım.
Ve zannediyorum ki, bu noktadan daha büyük, yüksek ve derin, kadim, geniş bir başlangıç bulmak, kimseye, akıllıyım diyen hiç kimseye nasip olmayacaktır.
Atatürk'ün "Ulus" gazetesindeki dil yazılarından
Siyans: Science, yani bilim
