Yıllar
Konular
Favoriler

Psikolojik bir hadisedir ki, insan, hayatta bazı dostluklar elde etmek için fevkalade çalışmak ve fedakarlıklar yapmak zorundadır.

Mesela siz bana sormuştunuz: "Siz ne zaman albaylığa terfi edeceksiniz?" diye.

Benim cevabım şu olmuştu: "Bu, bir harp meydanında kazanılır"

Siz bana karşılık verdiniz: "Bunu ispat ediniz"

Sizin arzunuza uyarak beş günden beri albayım.

Mustafa Kemal Atatürk - 6 Haziran 1915
Buraya tıklayarak sayfayı yenileyin ve her yenilediğinizde Atatürk'ün bir başka sözüyle karşılaşacaksınız
X

Atatürk'ün Hildegard Christianus'a mektubu

Atatürk, bu mektubu Almanca yazmıştı ve kendisi aynı zamanda Christianus'dan Almanca dersleri de alıyordu. Mektubun sonunda yazımda çok samimi bir dostunun kendisine yardımcı olduğu yazılı ama bu kişinin kim olduğu bilinmiyor.

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri 1. Cilt (2003), s.225

Düşman ordusunun asli kuvvetleri Seylbayatiye batısından başlayarak Aslı­hanlar'a devam etmek üzere bir cephede ve Dumlupınar güneyinde olmak üzere di­ğer cephede de iki grup halindedir.

Düşmanın her iki grubu önden ve arkadan kıtalarımız arasına alınmıştır.

Muharebeler lehimize kesintisiz devam etmektedir.

Mustafa Kemal Atatürk - 30 Ağustos 1922

Atatürk TBMM Başkanlığı'na iyi haberleri bildiriyor.

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri, 13. Cilt, s.225

Biliyorum, bu yolda konuşmak benim için de, senin için de ağır bir şey.

Ama başka çaremiz yok. Konuşmaya mecburuz çocuk.

Şu vasiyetname meselesi. Bugün, yarın o işi bitirmeliyiz. Ne olur, ne olmaz.

İhtiyatlı olmalı.

Mal olarak neyimiz varsa bir listesini yap, bana getir.

Mustafa Kemal Atatürk - Eylül 1938

Atatürk, Hasan Rıza Soyak'a bu sözleri söyledikten sonra Soyak Atatürk'ün bütün mallarının bir listesini yapar ve taslak bir vasiyet yazar. Atatürk bu taslaktaki birkaç şeyi değiştirir.

Özellikle dikkatimi çeken yaptığı şu değişiklik:

Taslakta, Atatürk'ün kızkardeşi Makbule ve manevi kızlarına *vefatlarına kadar* şu kadar aylık verilecek yazıyor.

Atatürk çok ince bir düşünceyle, *vefatlarına kadar* ibaresini *yaşadıkları müddetçe* olarak değiştirdi.

Atatürk'e göre yaşamak esastı. Bir vasiyetnamede olsun, bir insanın ölümünden bahsetmeyi nezakete uygun bulmuyordu.

Kaynak: Kılıç Ali - Son Günleri, s.58-59

Padişahlar halka acımadılar, Anadolu'ya acımadılar, onu sadece soydular.

Mustafa Kemal Atatürk - 1922

Osmanlı ve padişahlar hakkında

Kaynak: Ivanovic Aralov - Bir Sovyet Diplomatının Türkiye Anıları s.105

Bolşevik kuramının Rusya'da uygulanmış şekline bakalım: Bütün Rus milleti içinden işçi, deniz ve kara kuvvetlerinden ibaret bir azınlık ekonomik esaslara dayanan, komünist partisi adı altında birleşerek, bir diktatörlük meydana getirmişlerdir.

Amaçlarında, millî değildirler. Kişisel özgürlük ve eşitlik tanımazlar. Halk egemenliğine saygıları yoktur. İçeride çoğunluğu, zorlama ve baskı ile görüş noktalarına uymaya zorlarlar; dışarıda propaganda ve ihtilâl örgütü ile, bütün dünya milletlerine kendi ilkelerini yaymaya çalışırlar.

Halbuki, hükümet kurmaktan amaç, evvelâ, bireysel özgürlüğün teminidir. Bolşevik hükümet şeklinde istibdat niteliği görülmektedir.

Bir toplumu, bir kısım insanların görüşlerinin, zorla, esiri ve düşkünü yaşatmak şekline, doğal ve uygun bir hükümet sistemi gözüyle bakılamaz.

Mustafa Kemal Atatürk - 1930

Komünizm hakkında

Vatandaş için Medeni Bilgiler

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri, 23. Cilt, s.35

Veritabanında
719 söz
bulunuyor.
Arama
Görüş Bildir

ve Arasında