Yıllar
Konular
Favoriler

Tarih, başlarındaki hükümdarların, hırslı politikacıların birtakım hayali emellerle vasıtası mevkiine dü­şen istilacı orduların, istilacı milletlerin uğradığı bu nevi feci akıbetlerle dopdoludur.

Kendilerine bir milletin talihi bırakılmış olan adamlar, milletin kuvvet ve kudretini, yalnız ve ancak yine milletin hakiki ve elde edilebilir menfaatları yolunda kullanmakla mükellef olduklarını bir an hatırlarından çıkarmamalıdırlar.

Bu adamlar düşünmelidirler ki, bir memleketi zapt ve işgal etmek, o memleketlerin sahiplerine hakim olmak için kafi değildir.

Bir milletin ruhu zapt olunmadıkça, bir milletin azim ve iradesi kırılmadıkça, o millete hakim olmanın imkanı yoktur.

Mustafa Kemal Atatürk - 30 Ağustos 1924
Buraya tıklayarak sayfayı yenileyin ve her yenilediğinizde Atatürk'ün bir başka sözüyle karşılaşacaksınız
X

Atatürk'ün 30 Ağustos'un 2. yıldönümünde Dumlupınar'da yaptığı konuşmadan...

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri, 16. Cilt, s.286

Kesin zaruret olmadıkça, piyasalara karışılmaz; bununla beraber hiçbir piyasa da başıboş değildir.

Mustafa Kemal Atatürk - 1 Kasım 1937

TBMM 5. Devre, 3. Toplanma Yılı Açılış Konuşması

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri, 30. Cilt, s.75

Hukuk, sırf akıl ve mantığa dayalı birtakım eski teorik kurallardan ibaret olmayıp, zaman ve mekanın ihtiyacına göre değişir.

Mustafa Kemal Atatürk - 1925

Atatürk'ün hukuk hakkındaki notlarından...

Kaynak: Atatürk'ün Not Defterleri, ATASE, 12. Cilt, s.16

Gerçek vatandaş nerede ve ne durumda olursa olsun, serbest konuşmalı, kafasından geçen, vicdanından gelen şeyleri söylemeli.

İsterim ki, bütün vatandaşlar böyle serbest konuşsunlar.

Karşısındaki Cumhurbaşkanı bile olsa, düşüncelerini açıklamaktan çekinmesinler.

Mustafa Kemal Atatürk - 1930

Cemal Granda anlatıyor:

Atatürk arkadaşlarıyla beraber 1930 yılında Beyoğlu'nda Tünel ve Galatasaray arasında Madam Vera isimli bir Beyaz Rus'un işlettiği Eden isimli bir lokantaya akşam yemeğine gider.

Yemekten sonra yan masadaki iki genç Atatürk'ün dikkatini çeker ve onları yanına çağırır. Bunlardan biri ünlü ressam İbrahim Çallı, diğeri ise arkadaşı Hüsamettin Kavalalı'dır.

Aralarındaki sohbette Atatürk bu sözleri söyler.

Atatürk, Madam Vera'nın yerine sürekli giderdi. Bir gün Vera kendisine zor durumda olduğunu, bankanın kendisine kredi vermediğini söyleyip, yardım rica etmişti.

Atatürk, ortağı olduğu İş Bankası yönetimine bir not yazıp bu sorunun çözülmesini istedi.

İş Bankası, Atatürk'ün bu notuna rağmen Vera'ya kredi vermeyi kabul etmedi.

Kaynak: Cemal Granda, Atatürk'ün Uşağı İdim, s.161

Fevkalade ve aniden ortaya çıkan duruma ilk temas eden, bir kıtanın en büyük kumandanı değildir. Büyük, küçük her birliğin içinde her subay ve her astsubay ve hatta her er, hareket şekline dair üstünden hiçbir emir ve hiçbir fikir almadığı durum karşısında kalır.

İşte bu sebepledir ki, gerek kumandanların ve gerek erlerin, bizzat fikir üreterek kendiliklerinden iş görebilecek meziyette yetişmiş olduğuna kanaat olmadan, bir askeri kıtanın, bir ordunun, güvenilir ve dayanılır bir kuvvet olarak tanınması gaflettir, felakettir.

Mustafa Kemal Atatürk - 1914

Atatürk'ün Salih Bozok'a mektubu

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri 1. Cilt, s.170

Veritabanında
717 söz
bulunuyor.
Arama
Görüş Bildir

ve Arasında