Yıllar
Konular
Favoriler

Düşünce akımlarına karşı düşünceye dayanmayan güçle karşılık vermek, o akımı yok etmedikten başka; herhangi bir kişiyle, herhangi bir insanla konuşulduğu zaman, onun herhangi bir düşüncesini güç zoruyla reddederseniz o direnir.

Direndikçe kendi kendini aldatmakta çok daha ileri gidebilir. Bu nedenle düşünce akımları, baskıyla, şiddetle, kuvvetle reddedilemez. Tam tersine güçlendirilir. Buna karşın en etkili çözüm, gelen düşünce akımına, karşı bir düşünce akımı vermektedir.

Mustafa Kemal Atatürk - 22 Ocak 1921
Buraya tıklayarak sayfayı yenileyin ve her yenilediğinizde Atatürk'ün bir başka sözüyle karşılaşacaksınız
X

Atatürk'ün TBMM Gizli Oturumunda komünizm propagandası hakkında yaptığı konuşmadan

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri, 10. Cilt, s.307

1. Milli gururun bahşettiği azim ve kuvvet

2. Atalete hınç ve nefret

3. Kanaatkar oluş

4. Hayatın ucuzluğu süslemelerin basitliği

5. Şehvet düşkünlüğü gibi zevklere rağbet etmemek.

6. Medeni fikirlerin, asri ilerlemelerin, dini ve ananevi engellere maruz kalmaksızın hızla gelişmesi ve yayılması.

7. Hükümetin kabiliyetli kişiler hakkında teşvik edici bir siyaset takip edişi.

Mustafa Kemal Atatürk - 1922

Atatürk'ün not defterinde bu 6 madde yazılı. Ama altında veya üstünde herhangi bir şey yazmıyor.

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri 13. Cilt, s.23

Milli siyaset dediğim zaman kastettiğim mana ve öz şudur: Milli sınırımız dahilinde, her şeyden evvel kendi kuvvetimize dayanarak mevcudiyetimizi muhafaza ederek millet ve memleketin hakiki saadet ve bayındırlığına çalışmak.

Rastgele sonu gelmez emeller peşinde milleti meşgul etmemek ve zarara uğratmamak.

Medeni cihandan, medeni ve insani muamele ve karşılıklı dostluk beklemektir.

Mustafa Kemal Atatürk - 1927

Nutuk

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri 20. Cilt, s.25

Türkiye Cumhuriyetinde kimsesiz bir birey yoktur. Cumhuriyet, böyle bir kavramı asla kabul edemez.

İnsan hakları, yasalarımızın güvencesi altındadır. En güçsüz ve en kimsesizlerin yardımcısı devlet ve onun kamu hukuku temsilcileri olan Cumhuriyet Savcılarıdır.

Kendilerini kimsesiz görenlerin, yanlarında her an haklarını aramakla görevli Cumhuriyet Savcıları bulunduğunu asla unutmamaları ve bundan emin olmaları gerekir.

Mustafa Kemal Atatürk - 9 Ekim 1925

Atatürk'üm Cumhuriyet savcılarına seslenişinden.

Lozan'da doktora yaptıktan sonra Atatürk tarafından "Hukuk Reformu yapmakla" görevlendirilen Adalet Bakanı Mahmut Esat Bozkurt, savcılar için "Cumhuriyet Savcısı" unvanının isim babasıdır.

Atatürk'ün huzurunda "Hukuk Reformu" için fikir fırtınası yapılırken, Mahmut Esat Bozkurt çok tepki alır ve sıkıştırılır:

"Neden sadece savcılara Cumhuriyet Savcısı denilir?

- Cumhuriyet Başbakanı,

- Cumhuriyet Bakanı,

- Cumhuriyet Müsteşarı,

- Cumhuriyet Valisi,

- Cumhuriyet Büyükelçisi olmuyor da,

Neden Cumhuriyet Savcısı?

Savcılara neden bu imtiyaz?

Atatürk, Bozkurt'a "Ne diyorsun?" diye sorar.

Bozkurt'un cevabı çok net olur:

"Çünkü öyle zaman olur ki, cumhuriyeti korumak için başbakandan, bakandan, müsteşardan, validen, büyükelçiden bile hesap sormak gerekebilir. İşte o hesabı soracak olan Cumhuriyet Savcısı'dır."

Atatürk, gülümseyerek hoşnut kaldığını belli eder. "Devam et Bozkurt" der.

Cumhuriyet Savcısının bu cumhuriyeti korumak ve kollamak yetkisi hukuk reformuna ve Atatürk'ün yorumuna kadar uzanır.

Kaynak: Doç. Dr. Ali Birinci, Yeni Türkiye Dergisi, Cumhuriyet Özel Sayısı I, 1998, s. 23-24

Şunu bilmenizi isterdim ki biz, emperyalistlerin pençesine düşen bir kuş gibi yavaş yavaş aşağılık bir ölüme mahkum olmaktansa babalarımızın oğulları olarak vuruşa vuruşa ölmeyi tercih ediyoruz.

Mustafa Kemal Atatürk - 1919

ABD Başkanı Woodrow Wilson 1 Ağustos 1919'da Tümgeneral James Harbord başkanlığında askeri bir heyeti Anadolu ve Kafkaslardaki durumu incelemek üzere İstanbul'a gönderdi.

Bu heyet Sivas'a da geldi ve Kuvay-i Milliyecilerle görüştü.

Sivas'ta Mustafa Kemal'le görüşen Amerikalı general James Harbord ona şöyle dedi:

"Türk tarihini okudum. Milletiniz büyük kumandanlar yetiştirmiş, büyük ordular hazırlamıştır. Bunları yapan bir millet elbette bir medeniyet sahibi olmalıdır. Takdir ederim. Ama bugünkü duruma bakalım. Başta Almanya, müttefiklerinizle dört yıl harp eƫtiniz, yenildiniz. Dördünüz bir arada yapamadığınız şeyi, bu durumda tek başınıza yapmayı nasıl düşünebiliyorsunuz? Fertlerin intihar ettikleri vakit vakit görülür. Bir millettin intihar ettiğini mi göreceğiz?"

Atatürk ise ona aynen görselde yazılı sözleri söyler.

Bunun üzerine Harbord ayağa kalkar ve: "Biz de olsak öyle yapardık" diye cevap verir.

Kaynak: Falih Rıfkı Atay, Çankaya s.294-295

Veritabanında
717 söz
bulunuyor.
Arama
Görüş Bildir

ve Arasında