Yıllar
Konular
Favoriler

Felaket başa gelmeden önce onun önlenmesi ve savunması vasıtalarını düşünmek lazımdır.

Geldikten sonra üzülmenin faydası yoktur.

Mustafa Kemal Atatürk - 26 Temmuz 1920
Buraya tıklayarak sayfayı yenileyin ve her yenilediğinizde Atatürk'ün bir başka sözüyle karşılaşacaksınız
X

Yunan taarruzu ve milli cephelerin bozulması hakkında..

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri, 9. Cilt, s.98

Milli siyaset dediğim zaman kastettiğim mana ve öz şudur: Milli sınırımız dahilinde, her şeyden evvel kendi kuvvetimize dayanarak mevcudiyetimizi muhafaza ederek millet ve memleketin hakiki saadet ve bayındırlığına çalışmak.

Rastgele sonu gelmez emeller peşinde milleti meşgul etmemek ve zarara uğratmamak.

Medeni cihandan, medeni ve insani muamele ve karşılıklı dostluk beklemektir.

Mustafa Kemal Atatürk - 1927

Nutuk

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri 20. Cilt, s.25

Kalplerinde, ruhlarında, hissiyatlarında inkılap yapamayanlar dünyada hiçbir inkılap yapamazlar.

Mustafa Kemal Atatürk - 19 Nisan 1926

Atatürk'ün Rus Sefareti'nde verilen ziyafette yaptığı konuşmadan. Bu sözlerinden sonra Atatürk şunları ekledi:

"Türk musikisi bir inkılap yapmamış gibi görünür. Fakat ben Türk inkılabının bir temsilcisi olmak sıfatıyla size temin ederim ki, hislerde bu inkılap olmuştur. Bunun neticesini yakında görürsünüz.

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri, 18. Cilt, s.178

Erzurum deprem felaketzedeleri çocuklarına hediye ettiğiniz kitaplar dolayısıyla çok teşekkür ederim. Memleketin ilim ve irfanı için bu vesile ile gösterdiğiniz alakayı kıymetli buldum.

İlim ve irfan ile donanmış bir kavim her nevi felakete, tabiattan gelse bile, çare bulabileceğine işaret olan bu nevi bağışınız bütün milletçe takdire değer manadadır.

Mustafa Kemal Atatürk - 8 Ekim 1924

1924'de meydana gelen ve 60 vatandaşımızın hayatını kaybettiği Erzurum/Pasinler depreminden sonra yurt genelinde yiyecek, kıyafet, para vb yardımlar toplanır.

İstanbul'da bulunan Kitapçi İbrahim Hilmi Bey ise Erzurumlu çocuklara 1000 adet kitap göndermeyi tercih eder.

Atatürk ise buna çok sevinir ve kendisi bizzat Hilmi Bey'e bu telgrafı gönderip tebrik eder...

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri, 17. Cilt, s.77

Bu cennete düşman sokulur mu?

Mustafa Kemal Atatürk - 10 Eylül 1922

Atatürk, İzmir'in kurtuluşundan bir gün sonra İzmir'e girdi ve Kordonboyu'nda Salih Bozok'u beklemeye başladı.

Orası o anda bir savaş sahasından daha tehlikeliydi çünkü Ermeni fedaileri ortalığı ateşe vermişler, sağa sola rastgele bomba savuruyorlardı.

Salih Bozok anlatıyor:

Etrafımız ateş içinde idi. Ve Atatürk, parkta gezintiye çıkmış kadar sakin, denizi seyrediyordu. Bir aralık bana:

-Güzel memleket! dedi. Ve ilave etti:

-Bu cennete düşman sokulur mu?

Ben, onu bu ölüm yağmurunun altından uzaklaştırmaktan başka bir şey düşünemiyordum. Tehlikeyi anlatabilmek için:

-Paşam, dedim. Şimdi şu sokağın içinde bomba atan iki fedaiyi yakalayıp vurdular.

O gayet sakin eseflenip:

-Yazık, göremedik.

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri 28. Cilt, s.185

Veritabanında
717 söz
bulunuyor.
Arama
Görüş Bildir

ve Arasında