Felaket başa gelmeden önce onun önlenmesi ve savunması vasıtalarını düşünmek lazımdır.
Geldikten sonra üzülmenin faydası yoktur.
Yunan taarruzu ve milli cephelerin bozulması hakkında..
Ben herhangi bir işe giriştiğim zaman karşımdakinin ne yapabileceğini ve en kötü ihtimalleri düşünürüm.
Ona göre tedbirlerimi alarak hareket ederim.
Bu hayat müsabakasında diğerleri kabiliyetleri itibariyle sizi geçebilirler.
Bir muvaffakiyet elinizden kaçabilir. Bundan dolayı onlara kızmayınız ve elinizden geleni yapmışsanız, kendi kendinize de kızmayınız.
Asıl mühim olan muvaffakiyet değil, gayrettir.
Kıtalarımız İzmir doğu sırtlarında düşmanın son mukavemetini kırdıktan sonra bugün 9 Eylül 1922'de mağlup düşmanla beraber İzmir'imize muzafferen girdi.
Vapurlara binmekten men edilen düşman subayları ve efradı teslim olmaktadırlar.
İzmir'de bol miktarda top, tüfek ve her nevi malzeme bulunmuştur.
Ben yarın öğleden itibaren İzmir'de bulunacağım.
9 Eylül 1922 tarihli telgraf. Aşağıdaki kişilere gönderilmiştir:
- TBMM başkan vekili Adnan Adıvar
- İcra Vekilleri Reisi Rauf Orbay
- Müdafaai Milliye vekili Kazım İnanç
- Doğu Cephesi komutanı Kazım Karabekir
- El Cezire cephesi komutanı Cevat Çobanlı
Sizden fedakarlıklar bekliyorum. Kahredici bir istibdada karşı ancak ihtilal ile cevap vermek ve köhneleşmiş çürük idareyi yıkmak, milleti hakim kılmak, kısacası vatanı kurtarmak için sizi vazifeye davet ediyorum!
Atatürk'ün Vatan ve Hürriyet Cemiyeti, Selanik Şubesi'nin açılışı sırasında yaptığı konuşmadan...
