Düşmanın terk ve tahliye ettiği kasaba ve köylerde yaptığı facialar her türlü tasavvurun üstündedir. Köylerin büyük kısmı tamamıyla yakılmıştır. Düşmanın ricat yolu üzerinde kalan zavallı köylülerimiz köylerinin harabeleri üzerinde sefalet ve zaruret içinde inlemektedirler.
Arz olunan ahvalden dolayı hükümetçe derhal gerekli şeffkat ve yardımın yapılması kat-i bir zaruret halini almakta, şimdilik en ziyade himaye ve yardıma muhtaç olanlara hakkaniyet dairesinde dağıtılmak üzere emri alilerine verdiğim meblağdan yüz bin liranın acele Batı Cephesi emrine gönderilmesini ve senelerden beri zulüm ve sefaletle inleyegelmiş milletimizin yaralarına çaresaz olacak tedbirlerin hükümetçe alınmasını ve bildirilmesini rica ederim.
Maliye Bakanlığı'na telgraf.
Batı Anadolu'da Yunan zulmü hakkında detaylı bilgi için tıklayın
İstanbul'a benden çok çok selam. Yakında birbirimizi kucaklarız.
Atatürk'ün İstanbul'da yayınlanan Vakit Gazetesi başyazarına verdiği demeçten.
İstanbul, 1 yıl sonra, 6 Ekim 1923'de kurtuldu.
Atatürk, cumhuriyetin kuruluşundan sonra İstanbul'u ilk kez 1 Temmuz 1927’de ziyaret edebildi.
Kah doğuya, güneye, kah batıya veya her tarafa birden saldıra saldıra Türk milletini Allah için, Peygamber için topraklarını, menfaatlarını, benliğini unutturacak, Allah'a mütevekkil kılacak derin bir gaflet ve yorgunluk beşiğinde uyuttular.
Atatürk bu sözleri, cumhuriyetin kuruluşundan önceki Türk liderleri ve özellikle de Osmanlı padişahları için söylüyor.
Medeni Bilgiler kitabı için taslak
Raufçuğum, güzel kalbinin yüce tecellileri seni sevenler için ne kadar samimiyet hisse müjdecisidir.
Rauf Orbay'ın, Latife Hanım'la evlenen Atatürk'e tebrik mesajına Atatürk'ün verdiği yanıt.
Nikahın kıyıldığı 29 Ocak 1923 gecesi, İzmir Göztepe'deki Uşakizadelerin köşkünde sadece aile fertleriyle Mustafa Kemal'in iki yaveri vardı.
Raufun şahsı ve hükümet adına kutlama mesajı bu sırada geldi. Her zamanki gibi gönülden. tertemiz duygularla örülü satırları Latife Hanım'a tekrar okuttu ve bir kartpostala yanda gördüğünüz metni el yazısı ile yazarak, sofrada olanların imzalarıyla Raufa gönderdi.
Biz doğrudan doğruya milliyetperveriz ve Türk milliyetçisiyiz.
Cumhuriyet'imizin dayanağı Türk camiasıdır.
Bu camianın fertleri ne kadar Türk kültürüyle dolu olursa o camiaya dayanan Cumhuriyet de o kadar kuvvetli olur.
Atatürk'ün Türk Ocakları Kurultay'ında yaptığı konuşmadan.
