Yıllar
Konular
Favoriler

Düşmanın mümkün olan düşüncelerini meydana çıkarmak için en iyi vasıta, zihnen düşman tarafına geçmek ve onun bakış açısıyla meseleyi çözmektir.

Buna harcanacak zaman, elde edilecek menfaati tamamen karşılar.

Akıllı bir düşman -ki biz taktik meselelerinde düşmanı en iyi taktikçi ve kesin kararlı kabule mecburuz- muhakkak bizim en az arzu ettiğimiz şeyi yapar.

Mustafa Kemal Atatürk - 1915
Buraya tıklayarak sayfayı yenileyin ve her yenilediğinizde Atatürk'ün bir başka sözüyle karşılaşacaksınız
X

Taktik Meselesinin Çözümüne Dair Bazı Nasihatler

Atatürk'ün notlarından

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri 2. Cilt, s.28

O gazetecinin bana kafasıyla kalemi lazım.

Geri kalanı kendisine aittir. Ne seni ilgilendirir, ne de beni.

Anladın mı?

Mustafa Kemal Atatürk

Bir gazeteciden bahsedilirken, Atatürk'ün yanındakiler bu gazetecinin çok ahlaksız bir yaşam tarzı sürdüğünü, özel hayatında çok çeşitli ve farklı insanlarla beraber olduğunu şikayetçi bir dille Atatürk'e anlatır.

O sırada Recep Zühtü şöyle der: "Paşam, bu gazeteci nin gidişatı hiç de iyi değil. Bence sizin yakınınız olması dolayısıyle yaşantısına biraz dikkat etmesi gerek."

Atatürk hayretle sorar: Ne varmış onun hayatında sanki?

- Paşam, bu zat geceleri pavyona gidiyor, mevkiiyle bağdaşmayan davranışlarda bulunuyormuş.

Atatürk kaşlarını çatarak sorar: Ne var bunda garip olan? Ne olmuş gidiyorsa? Pavyona gittiyse kıyamet kopmadı ya...

Sonrasında Atatürk görseldeki sözleri söyler...

Kaynak: Cemal Granda, Atatürk'ün Uşağı idim (1973), 1. Basım, Hürriyet Yayınları, s. 210

Bağımsız bir millet, meşru ve meşruti bir hükümet olarak yaşamaya azmetmiş olan milletimiz, isterse geçici olsun hiçbir yabancı işgal ve denetimini kabul edemez.

Göç doğru değildir. Bilakis aziz topraklarınızda kalarak milli teşkilatınızı genişletiniz.

Mütarekename hükümlerine aykırı ve her türlü haksızlığı protesto, icabında fiilen reddeylemeniz meşru ve mukaddes; maksadınızın elde edilmesi için esas şarttır.

Mustafa Kemal Atatürk - 31 Ekim 1919

Atatürk'ün, Urfa müftüsü ve Urfa eşrafına gönderdiği telgraf

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri 5. Cilt, s.49

Benim adım çok içki içer diye çıkmıştır. Bunu siz de duymuş olacaksınız. Doğrusu ben, öteden beri içerim; içkiyi severim.

Fakat istediğim zaman bunu keserim.

Vazifem esnasında bir damlasını ağzıma koymam. Vatan işlerime içki karıştırmam. O sadece benim keyfim içindir. Onun yüzünden vazifemi bir an geri bıraktığımı hatırlamıyorum.

Daha gençken, manevralara çıkılmadan önce, muhabbete dalarak sabaha yakın zamanlara kadar içsek bile, ben bazen hiç uyumadan saatinde doğruda doğruya vazifem başına giderdim.

İçki ve vazife iki ayrı şeydir. Birbirine tesiri dokunacak yerde vazifeyi elbette keyfe tercih etmen; içkiyi mutlaka kesmeli.

Mustafa Kemal Atatürk

Atatürk'ün içki hakkındaki görüşleri

Kaynak: Ruşen Eşref Ünaydın, Atatürk'ü Özleyiş 2. Cilt s.80

Türkiye Devleti'nin temelleri bugün kurulacak değildir.

O sarsılmaz temeller binlerce sene evvel kurulmuştur. Fakat o temellerin üstündeki binanın değiştirilen tarz ve renklerini -bizim olmayan- atmayı toplumsal bünyemizle asrın medeni icadıyla orantılı, en sağlam bir tarzda, en milli bir renkte canlandıracağız.

Mustafa Kemal Atatürk - 1922

Atatürk'ün not defterinden

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri, 13. Cilt, s.24

Veritabanında
717 söz
bulunuyor.
Arama
Görüş Bildir

ve Arasında