Yıllar
Konular
Favoriler

İzmir, kırk beş asırlık bir ata yurdudur. Bu kadar derin bir tarihe sahip olan İzmir, aynı zamanda coğrafi mevkii itibariyle, iktisadi ve siyasi bakımlardan da çok bü­yük önem taşımaktadır.

Bunun için, bütün memleketi ve bütün milleti mahvetmek isteyen düşmanların ilk bakışları bu kıymetli, bu tarihi, bu ehemmiyetli şehre ve bunun civarına çevrildi.

Hakikaten düşmanlarımız bu güzel beldeyi çiğnediler ve daha doğusuna da geçmişlerdir. Bu hareket yalnız İzmir'e darbe vurmakla kalmadı: bü­tün milletin kalbine, vicdanına hançer sapladı. Bu itibarla İzmir, bütün memleketi mahvetmek için, bütün milletin heyecanlarını doğurmak için adeta bir parola olmuştur.

Mustafa Kemal Atatürk - 2 Şubat 1923
Buraya tıklayarak sayfayı yenileyin ve her yenilediğinizde Atatürk'ün bir başka sözüyle karşılaşacaksınız
X

İzmir'de halka nutuk

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri, 15. Cilt, s.50

İnsan bilmediği işe burnunu sokmamalı!

Mustafa Kemal Atatürk - 2 Şubat 1938

Tamburi Selahattin'in tamburunun akortunu düzeltirken bir teli koparması üzerine Atatürk'ün söyledikleri.

Nizamettin Nazif Tepedelenlioğlu anlatıyor:

Tamburi Selahattin çalarken Atatürk pek enginlere dalmıştı. Birdenbire ürperir gibi oldu. Selahattin'e işaret etti: 'Dur' diye bağırdı. 'Bu akort bozuk... La ve si kulağıma yabancı geliyor. Ver bana tamburu.'

Selahattin hürmetle doğruldu ve bir mihraba mukaddes bir kitap koyar gibi tamburunu Şefin asabî parmakları arasına bıraktı. Bu parmaklar teller üzerinde bir iki dolaştı. Sonra mandallardan bir ikisini sıkıştırdı. Fakat üçüncü bir hareket Şefin dudaklarında bir hayret nidası çıkarttı:

'Vaaay!..'

La teli mi, si teli mi, hangisiyse işte biri kopuvermişti.

'Ne yapacağız şimdi? Başka tel yok mu?'

'Yanımda yok, fakat otelde var!

'Güzel... getirt.'

Yüzünde komşu çocuğunun oyuncağıyla oynarken kazaen oyuncağı kırmış bir yavrunun masum hicabı belirdi.

Vaziyeti korumak ister gibi, hatta hatasının affedilmesini istiyormuş gibi etrafına bakındı.

Orgeneral Cebesoy'a hitap etti:

'İnsan bilmediği işe burnunu sokmamalı.'

Fakat bu derece tevazuu da kendine yediremedi. Ani bir rücu ile:

'Mamafih...' dedi,' hepiniz de farkına vardınız ki akordu bozuktu'."

Kaynak: Can Dündar - Sarı Zeybek, s.13

İnkılaplar, insanlığı olgunluğa götüren büyük ve kurtarıcı araçlardır.

Kanunlarımız, hukuk bilgimiz, çağımızın en medeni ilkelerinin bir ifadesi olan inkılabımızın yaptırımı olmalıdır ve olacaktır.

Mustafa Kemal Atatürk - 1925

Atatürk'ün not defterinden

Kaynak: Atatürk'ün Not Defterleri, ATASE, 12. Cilt, s.18

Biliyor musunuz Türk askeri nasıl savaşır?

Ayağı, sırtı giyinik olmayabilir. Bazen gıdası bile az olur; fakat o, daima ileri gitmek ister ve o kabiliyettedir.

Ayağı aksar, yorgundur; görürsünüz ki, yine yürür ve daima ileri gider.

Mustafa Kemal Atatürk - 21 Ekim 1922

Atatürk'ün Bursa'ya gelen İstanbul Üniversitesi öğrencilerine yaptığı konuşmadan.

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri 14. Cilt, s.27

Eski sistemlere bağlanan ve geriye dönük münasebetler tesis eden birinin modern bir devlet inşa etmesi mümkün değildir.

Mustafa Kemal Atatürk - 30 Kasım 1929

Atatürk'ün "Vossische Zeitung" gazetesi muhabiri yazar Emil Ludwig'le görüşmesinden...

Tarık Zafer Tunaya'nın söylediği gibi: "Az gelişmiş kafalarla, az gelişmişlikten kurtulamazsınız".

Kaynak: Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri 23. Cilt, s.269

Veritabanında
717 söz
bulunuyor.
Arama
Görüş Bildir

ve Arasında