İzmir, kırk beş asırlık bir ata yurdudur. Bu kadar derin bir tarihe sahip olan İzmir, aynı zamanda coğrafi mevkii itibariyle, iktisadi ve siyasi bakımlardan da çok büyük önem taşımaktadır.
Bunun için, bütün memleketi ve bütün milleti mahvetmek isteyen düşmanların ilk bakışları bu kıymetli, bu tarihi, bu ehemmiyetli şehre ve bunun civarına çevrildi.
Hakikaten düşmanlarımız bu güzel beldeyi çiğnediler ve daha doğusuna da geçmişlerdir. Bu hareket yalnız İzmir'e darbe vurmakla kalmadı: bütün milletin kalbine, vicdanına hançer sapladı. Bu itibarla İzmir, bütün memleketi mahvetmek için, bütün milletin heyecanlarını doğurmak için adeta bir parola olmuştur.
İzmir'de halka nutuk
Adam olanlar, insan olanlar, fikirleri olanlar, yüksek ideali olanlar kıymetlerini göstersinler!
Uzun bir zamandan beri kendisiyle haberleşiyor olmakla teselli bulduğum bir kişinin sessizliğiyle, haberleşmedeki ilgisizliğini görmekle azap duyuyordum.
Bugün o uzun süren sessizliği bozan bir mektubun gelmesi vicdan azabımı dindirdi.
Bir mektup... Evet; birkaç satırlık bir kağıt parçası...
Fakat sevilen bir kalbin sevgi akışlarının yansıdığı bir ruhun hatırlandığı sahne olduğu için sonsuz önemi vardır.
Gelibolu Yarımadası'nda yaralanan ve sakatlanan Osmanlı askerleri için topladığınız yardıma benim ve Mareşal Liman von Sanders'in teşekkürlerini sunarım.
Yolladığınız bir milyon marka "Jackh Fonu" ismini verdik.
Kaderin savurduğu her haşin darbeye bizimle katlanmakla kalmayıp bundan doğan ıstırapları da hafifletmek için akla gelen her yardımı esirgemeyen siz sadık dosta Fevzi Bey de selamlarını ve teşekkürlerini yollar.
Atatürk'ün Ernest Jackh'a telgrafı
Ernest Jackh, gerçek bir Türk dostuydu. Birçok önemli Türk devlet büyüğüyle dosttu. Nazi karşıtı görüşleri nedeniyle Almanya'yı terk etmek zorunda kalarak hayatını ABD'de devam ettirmiştir.
Milletin genel eğilimi benim şu ve bu zaruret karşısında başbakan olmamı icap ettirirse, bu vazifeyi büyük bir tevazu ve minnetle yapmaya hazırım.
Bu takdirde benim aynı zamanda cumhurbaşkanlığını üzerimde bulundurmamın elbette kanuni imkanı yoktur.
Amerika sistemini memleketimizde uygulamayı hiç aklıma getirmedim. Sistemsiz ve kanunsuz tarzda Cumhurbaşkanlığı ve başbakanlığı birleştirmeyi asla düşünmedim.
Ve düşünecek adam olmadığım, bütün milletçe malumdur zannederim.
Atatürk'ün başkanlık sistemi hakkındaki görüşleri.
