Bu büyük muharebede hayatlarını feda eden Türk evlatlarının isimlerini bir levhada göstermek maalesef mümkün olmadı.
Biz harbi sevk ve idare ettik; fakat ölümle pençeleşen onlardı.
Bununla beraber, onların isimlerini ayrı ayrı yazmaya zaten de lüzum yoktur. Çünkü onlar bir isim altında toplanmışlardır ki, Türk'türler.
Atatürk'ün 30 Ağustos Zaferi hakkındaki konuşması
Türk kadınının dünya kadınlığına elini vererek dünyanın barış ve emniyeti için çalışacağına emin olabilirsiniz.
Türk kadını erginlik savaşına fiilen iştirak etmiştir. Türk kadını, erkek Türk'e büyük yardımlarda bulunmuştur.
Türk kadını zaferimizde büyük bir etken olmuştur. Kadınlarımızın geçirdiği gelişme ve bugün elde ettiği mevki bütün cihan kadınları tarafından insaniyet kaygısıyla taklit edilecektir.
Türk kadını hakkında Milletlerarası Kadınlar Birliği Kongresi Heyetine.
"Erginlik Savaşı", "Kurtuluş Savaşı" anlamına geliyor.
Efendiler! Sofra tertibi, sofra hizmeti cidden mühimdir. En ehemmiyetli medeni ihtiyaçlarımızdandır.
Bunun için esas, şef garsonlar ve garsonlardır. Ne yazık ki zikretmek lazımdır ki, memleketimizde bu nevi sanatkarlar ihtiyaç ile orantılı tarz ve miktarda yetiştirilmemiştir.
Evlerimizde, lokantalarımızda, otellerde bu hususları medeni insanlara yakışacak surette yapmaya mecburuz.
Atatürk'ün Bursa'da lokantacılarla yaptığı sohbetten...
Askeri doktorlar, yalnız şehirlerdeki büyük hastanelerin koğuşlarında değil, muharebe meydanında da vazife yapmakla mükellef olduklarını bilmeli ve ona göre gerekli hususları barış zamanında öğrenmiş bulunmalıdır.
Atatürk'ün Makedonya'da yapılan bir kurmay seyahatinin ardından "Ali Rıza Paşa" adına kaleme aldığı genel eleştiri yazısı.
Evet, çok şeyler yapacaksınız; fakat yapacağınız şeyler korkarım ki memleketi çıkılmaz bir girdaba sokmaktan başka bir şeye yaramayacaktır.
Eğer ben ve benim gibi düşünenler o gün hayatta bulunursak, sizin bugünkü sözlerinizi takdir ile yad etmeyeceğiz; temenni ederim ki bizi çıkılmaz zorluklar içinde terk etmeyesiniz
Atatürk'ün ordunun Alman askeri kontrolüne verilmesine karşı çıkması ve 1. Dünya Savaşı'nı Almanların kazanması ihtimalinin düşük olduğunu belirtmesine karşılık Hafız Hakkı Paşa'nın "Kemal. Kemal, bizi rahat bırak, sonra vicdanen sorumlu olursun; biz öyle şeyler yapacağız ki neticesinden sen de memnun olacaksın. dünya da hayrette kalacaktır" sözlerine verdiği yanıt.
1914-1919 yılları arasında Atatürk'ün yazdığı bu notlar, 1926 yılında Hakimiyet-i Milliye gazetesinde yayınlandı.
