Yıllar
Konular
Favoriler

Hakkımızı savunmak ve insanlık duygularına zerrece aldırış etmeyen kimselerin vahşi saldırıları yüzünden yiğit ve bahtsız halkımızın çekmekte olduğu korkunç acı­ları dünyaya duyurmak uğruna harcadığınız enerji için hepimizin size duyduğumuz minnettarlığı da bu vesileyle hemen belirtmek isterim.

Emin olunuz ki, sizin gibi çok hararetli ve içten savunucuların haklı davamıza kazandırdıkları manevi zafere pek değer vermekteyiz.

Size anlatmaya bilmem ki gerek var mıdır? Geçen Temmuz'daki ilerlemesi sırasında düşmanın istila ettiği topraklar, dört ay önce sizin pek cesurca dolaşıp gördü­ğünüz aynı toplu katliamlara, aynı yıkımlara uğradı. Düşmanımızın geçtiği her yerde göze çarpan, ölüm, yangın, yağma ve Yunan afetinden kaçan zavallı köylülerin hüzünlü göçü oldu. Bu korkunç anı ve ona sebep olanların vahşi kinini, Anadolu yıllar boyunca ve hatta belki yüzyıllarca unutmayacaktır.

Mustafa Kemal Atatürk - 5 Eylül 1921
Buraya tıklayarak sayfayı yenileyin ve her yenilediğinizde Atatürk'ün bir başka sözüyle karşılaşacaksınız
X

Atatürk'ün Berthe-Georges Gaulis'e yolladığı mektup.

Fransız gazeteci Madam Gaulis Kurtuluş Savaşı sırasında Anadolu'ya gelmiş, Atatürk'le röportaj yapmış ve Türk Kurtuluş Hareketini desteklemişti.

Madame Gaulis, Fransız basınında Anadolu harekâtını ve direnişini, Kuvay-i Millîye hareketini, Yunanlıların işkence mezalimini birinci ağızdan anlatan bir gazeteciydi. Bu nedenle Atatürk’ten izin alıp savaş alanlarına, askerin içine kadar girebilmiş ve kendisine özel mihmandar, koruma verilmişti.

“Kurtuluş Savaşı boyunca Türk askeri ve Türk halkından büyük itibar görmüş, harp sahalarında adeta el üstünde taşınmıştı. Kadın gazetecinin büyük bir cesaretle Atatürk’ten özel izin alıp savaş sahalarının içine kadar girmesi savaş alanlarında çok sevilmesine yol açmış ve Mehmetçik’in "Berta Abla" diyecek kadar sempatisini kazanmıştı.

Kendisi, "Kurtuluş Savaşı sırasında Türk Milliyetçiliği" isimli bir kitap da yazmıştı.

Kitapta geçen bir anı ise şöyledir:

“Eskişehir'de Gündüz Bey savaş alanından getirilen yaralılarla dolu çadırı gezdim. Ağır yaralılarla dolu büyük bir çadır koğuşuna girdiğimde, ağır yaralı erkeklerden birisi diğerleri adına benimle konuşmak istedi. Yüzü sapsarı ve zor konuşuyordu. Her halinden yakında öleceği belli idi. Çok sinirlenmişti. Doktor ve hemşireler usulca onu yatıştırmaya çalıştılarsa da o onları iterek bana: ‘Yakında öleceğim. Vatanım uğruna hayatım feda olsun. Bu bana sizinle açık konuşma fırsatı verdi, özür dilerim. Bu savaş alanlarında çok kötü ve haksız şeyler göreceksiniz. Bunlar sizin müttefikleriniz tarafından yapılmıştır. Biz Fransa’nın bunları protesto ettiğini duymadık. Yunanlıların bizim yaralı askerlerimize, ölülerimize neler yaptıklarını gözlerinizle göreceksiniz. Sivil halkın da bunlardan neler çekmiş olduklarını, şehrin ileri gelenleri ve kadınlar size anlatacaklardır. Camilerimizin kirletildiğini göreceksiniz. Eskişehir’deki imamların ve Söğüt’teki Ertuğrul Gazi Türbesi’ndeki sarıkların çöp yığınları arasından ve köpeklerin ağzından toplandığını göreceksiniz. Arkadaşlarım adına sizden şunu istiyorum. Gördüklerinizi ülkenizde lütfen anlatınız madam.

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri, 11. Cilt, s.374

Daima muhterem arkadaşlarımın ellerine çok samimi ve sıkı bir surette yapışarak onların şahıslarından kendimi bir an bile uzak görmeyerek çalışacağım.

Milletin teveccühünü daima dayanak noktası kabul ederek hep beraber ileriye gideceğiz. Türkiye Cumhuriyeti mesut, muvaffak ve muzaffer olacaktır.

Mustafa Kemal Atatürk - 29 Ekim 1923

Atatürk'ün cumhuriyetin ilanı ve cumhurbaşkanı seçilmesinden hemen sonra meclis kürsüsünde yaptığı konuşmadan.

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri, 16. Cilt, s.146

Çocuğum olmadığında hikmet ve isabet varmış. Eğer bir evlat kaybetmek felaketine uğrasaydım, kalbim elem ve kedere dayanamazdı.

Mustafa Kemal Atatürk

Atatürk hayvanları, özellikle de köpekleri ve atları çok severdi. Birgün kendisine ait bir tayın hastalandığını ve ölmek üzere olduğunu duyunca yanına gitti. Acı çekmemesi için öldürülmesi gereken hayvanı dakikalarca sevmişti ve sonrasında bu sözleri söylemişti...

Kaynak: Niyazi Ahmet Banoğlu - Nükte ve Fıkralarla Atatürk, s.258

Yeni Türkiye'nin ilk ve en mühim düşüncesi, siyasal değil, ekonomiktir.

Biz, dünya tüketiminin olduğu gibi, üretiminin de bir parçası olmak istiyoruz.

Mustafa Kemal Atatürk - 13 Temmuz 1923

Atatürk'ün "The Saturday Evening Post" yazarı Isaac Marcosson'la yaptığı röportajdan.

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri, 16. Cilt, s.38

Siyaset sahasında karşılıklı faaliyetin feyizli gelişmeleri ancak vatandaşlar arasında düşmanlık meydana gelmesine mahal verilmemesiyle temin olunabilir.

Bunun çareleri, partilerin içine girebilecek gayri samimi ve gizli maksatlı unsurların, kanun üstünde netice isteyen emel sahiplerinin bütün milletçe nefret verici görülmesi ve bir de Cumhuriyet esası üzerinde çalışan partilerce bu gibilerin faaliyetlerinden daima uzak kalınması­dır.

Mustafa Kemal Atatürk - 1 Kasım 1930

Kutuplaşma hakkında

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri, 24. Cilt, s.303

Veritabanında
717 söz
bulunuyor.
Arama
Görüş Bildir

ve Arasında