Yıllar
Konular
Favoriler

Hamidiye Kruvazörü, maziden yadigar kalan donanma kısımları içinde, Türk Cumhuriyeti'nin denizlerde faaliyete geçen ilk gemisi oldu.

Beş seneden beri hasretini çektiğim deniz hayatını bana yaşatan bu gemi oldu.

Türk Donanması kumanda ve zabitan heyetini bu gemide ve buna refakat eden Peykişevket Torpido Kruvazö­rü'nde tanıdım.

Mustafa Kemal Atatürk - 20 Eylül 1924
Buraya tıklayarak sayfayı yenileyin ve her yenilediğinizde Atatürk'ün bir başka sözüyle karşılaşacaksınız
X

Atatürk'ün Hamidiye Kruvazör'ü hatıra defterine yazısı.

1903 yılında Osmanlı Donanması'na katılan Hamidiye Kruvazörü Rahmetli Rauf Orbay komutasında olarak Balkan Savaşı'nda (1912-1913) müstesna bir tarih yaratmıştı: Yunan donanmasım kuvvet ayırımına zorlamak amacıyla Ege, Doğu Akdeniz ve Adriyatik Denizi'ne açılan bu gemi, düşman üslerini bombalayıp asker yüklü gemilerini batırmaktan başka şerefli bayrağımı zı Akdeniz'de dolaştırarak devlete büyük itibar sağlamış ve silahlı kuvvet birlikleri içinde tek muzaffer Türk birliği olarak yurda dönmüştü.

Hamidiye kruvazörünün Cumhuriyet dönemindeki hizmetleri de büyüktü: Cumhuriyetin ilanıyla beraber denize çıkıp Akdeniz, Ege Denizi, Marmara ve Karadeniz'de Büyük Türk Milletiyle donanması arasındaki ilk bağlantıyı kurmuş; silahlı kuvvetler içinde ilk Kara-Deniz birleşik çalışmasını temsil etmişti.

Atatürk, 1924 yılındaki Karadeniz gezisini Hamidiye Kruvazörü'nde gerçekleştirdi.

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri, 17. Cilt, s.36

Bütün millet bugün demirden bir kale gibi sarsılmaz birliği ile mevcudiyetini, din ve namusunu kurtarmaya azmetmiş bulunuyor.

İşte Anadolu'da şekillenen milli teşkilat, bu azmin ve meşru imanın hayırlı bir neticesinden ibarettir.

Mustafa Kemal Atatürk - 17 Eylül 1919

Atatürk'ün Müşir Fuat Paşa'ya telgrafı

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri 4. Cilt, s.61

Efendiler, geçen senenin mühim hadiselerinden biri de Sivas'a tren yolunun ulaş­masıdır.

Bu kadar müşkülat içinde vatanı bir misli daha gelişletmeye ve kuvvetlendirmeye yardımcı olan bu eserin müstakbel Türk nesilleri tarafından şükranla yad olunacağına eminim.

Mustafa Kemal Atatürk - 1 Kasım 1930

Atatürk'ün TBMM 3. Devre, 4. Toplantı yılı açılış konuşmasından

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri, 24. Cilt, s.302

Gece karanlıkta yaralıları dolaştığım sırada Mehmet Çavuş adında birinin düşmana hücum sırasında elindeki silahının kullanılmaz hale gelmesi üzerine hücuma taşla devam ettiğini anladığımdan, özendirmeye örnek olacağı düşüncesiyle, derhal adı geçenin orada nişanla ödüllendirilmesini arz ve istirham ettim.

Mustafa Kemal Atatürk - 1915

Arıburnu Muharebeleri Raporu'ndan

Atatürk'ün Madam Corinne'e yazdığı mektupta "Ben burada kalarak Mehmet Çavuş'a şeref kazandırmayı tercih ettim" dediği Bigalı Mehmet Çavuş Çanakkale Savaşı kahramanıdır.

Savaş sırasında Mehmet Çavuş'un tüfek namlusu parçalara ayrıldı, bu yüzden kırık tüfeğini düşmana fırlattı ve bunun yerine onlara taşlarla saldırmaya başladı. Bu saldırısı sonrası başından ve sağ göğsünden yaralandı.

Osmanlı ve Türk askeri için kullanılan “Mehmetçik” kelimesinin Mehmet Çavuş'tan geldiği düşünülmektedir.

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri 1. Cilt, s.282

Bağımsızlık ve hürriyetlerini her ne pahasına ve her ne karşılığında olursa olsun, ihlale ve sınırlamaya asla müsamaha etmemek; bağımsızlık ve hürriyetlerini bütün manasıyla korunmuş bulundurmak; ve bunun için icap ederse son ferdinin son damla kanını akıtarak insanlık tarihini şanlı bir misal ile süslemek; işte bağımsızlık ve hürriyetin hakiki mahiyetini, geniş manasını, yüksek kıymetini vicdanında idrak etmiş milletler için esasi ve hayati prensip...

Ancak bu prensip uğrunda her türlü fedakarlığı her an yapmaya hazır ve kadir bulunan milletlerdir ki, medeni insanlığın hürmet ve riayetine layık bir toplum olarak değerlendirilebilirler.

Mustafa Kemal Atatürk - 20 Mayıs 1928

Atatürk'ün Afganistan kralı Emanullah ve kraliçe Süreyya şerefine verilen ziyafette yaptığı konuşmadan...

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri, 22. Cilt, s.126

Veritabanında
717 söz
bulunuyor.
Arama
Görüş Bildir

ve Arasında